Cumhurbaşkanı Erdoğan Bolton ile neden görüşmedi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bolton'a randevu vermemesi gündeme bomba gibi düştü. Bolton Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu alamayınca ABD'ye geri döndü. Erdoğan "Bolton'un İsrail'den verdiği mesajı kabul etmemiz, yutmamız mümkün değildir. Bolton çok ciddi bir yanlış yapmıştır" dedi. ABD Ulusal Güvenlik Danışman Bolton Kürtlerin korunmasına ilişkin anlaşma sağlanmadan ülkesinin Suriye’den çekilmeyeceğine dair açıklamada bulunmuştu.

Eklenme: Son Güncelleme:
Cumhurbaşkanı Erdoğan Bolton ile neden görüşmedi?

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: 

"Oy alamadığımız seçmenleri gönüllerine giremediğimiz vatandaşlarımız olarak görüyoruz. 31 Mart'ta milletimizin her bir ferdine ulaşıp kendimizi ifade etmeliyiz. Bunun için hizmet siyaseti, gönül belediyeciliği diyoruz. Açıklamadığımız 6 il kaldı. Bu hafta sonu cumadan itibaren Trabzon, Kocaeli ve Sakarya bu şehirlere giderek milletimizin huzuruna adaylarımızı çıkartacağız. Bir şeyi çok açık net söyleyeceğim. Yapmış olduğumuz bu ittifak konusunda her şeyden önce tüm teşkilat mensuplarımızın partimizin, MYK'nın aldığı kararlara ve yapmış olduğumu istişareler neticesinde verdiğimiz kararlara saygı duymasını özellikle rica ediyorum. 

Sizler belki işin bir yanından olaylara bakabilirsiniz. Bizler ise olayları enine boyuna istişarelerini yapıyor kararları ona göre veriyoruz. Herhalde bizler bu yürüyüş sonrasında kaybetmeyi değil cumhur ittifakı olarak kazanmaya karar vermiş bir davayız. 

Aramızdaki bu bağları kimse zayıflatma yoluna gitmesin. Kimse kalkıp ben diye hareket etmesin. Burada ben yok burada biz var herkes buna uysun. Aday tanıtım toplantılarımızda ittifakta destekleyeceğimiz MHP'li adaylara kendi adaylarımızla birlikte sahneye yer veriyoruz. Cumhur ittifakı 31 Mart akşamı inşallah zaferle bu yoldan çıkacaktır. 

Karşımızda malum sayın Bahçeli'nin zillet, benim ifademle de illet ittifakı var. Bunlara karşı inşallah zaferimizi ilan edeceğiz. Bugün Türk siyasetinin en önemli sorunu ana muhalefettir. Sorun ana muhalefetin iktidara talip bir siyasal organizasyon gibi değil de marjinal bir örgüt gibi davranıyor olmasıdır. 

Bugün CHP yönetimi cumhuriyetçilikle, halkçılıkla, kültürümüzle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir zihniyetin eline geçmiştir. CHP adına söz söyleyen bir takım isimlerin açıklamalarına baktığımızda kimi zaman içten içe üzülüyor, kimi zaman öfkeleniyoruz. 

Sıkıntının asıl kaynağı bu partinin başındaki zattır. Ön tekerlek nereye giderse arkadaki de onu izlermiş. Bu zat ağzını her açtığında BAtı ülkelerinden örnekler verir. 9 yılda 9 seçim kaybetmesine rağmen oraya çivilenmiş gibi yerinden kıpırdamaz. Koltuğunu kaybetmemek için cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmaya cesaret edemedi, edemez. 

Kendisine karşı açtığımız davaların, kazandığımız tazminatların haddi hesabı yok. Onaylanıp daha gelecek olanlar da var. CHP'nin başındaki zatın öve öve bitiremediği Gezi olaylarında duvarlara ne yazıldığını hatırlıyorsunuz değil mi? Zulüm 1453'te başladı sloganı yazılmıştı. Geçen hafta Edirne Belediye Başkanı'nın astığı afişler konuşuldu. Bu heykeldeki Kıbrıs türkü temsilcisinin yüzünün tahrip edilmiş olması da ayrı bir garabet örneğidir. Biz Yurtta sulhü öyle sloganla değil demokrasimizi güçlendirerek, sınırlarımızın güvenliğini sağlayarak tahkim edeceğimizi biliyoruz. 

Uzunca bir süredir ülkenin hayrına yapılan ne kadar çok iş varsa CHP hepsinin karşısında durmuştur. Osmanlı döneminde başlayan demiryolu hamlesini Gazi'nin ölümünden sonra durduran CHP yönetimi olmuştur. Boğaz'daki her 3 köprünün inşasına en büyük muhalefeti bunlar yaptı. Herhalde ben de bir vasiyet yapabilirim, Bay Kemal geçemez. 

"YANLIŞ YAPMIŞTIR" 

Bu konu ile ilgili olarak Bolton yanlış yapmıştır. Kim bu şekilde düşünüyorsa onlar da yanlış içindedir. Suriye'deki terör koridoru içinde yer alanlar gereken dersi alacaklardır. Bizim için YPG, PKK, DEAŞ arasında en ufak bir fark yoktur. Münbiç'te uzun süre ABD tarafından oyalandık, hala oyalanıyoruz. Orada önemli mesafe kat etmiş durumdayız. 

ABD Başkanı Trump ile 14 Aralık'ta yaptığımız telefon görüşmesi tarihi bir görüşmedir. Trump'a memnuniyetsizliği açık bir dille ifade ettim. Kendisinin bu işbirliğini DEAŞ'ın bu bölgedeki varlığıyla ilişkilendirmesiyle ilgili de Türkiye bin ÖSO ile halledebileceğini ilettim. Trump da zaten Suriye'den çekilme niyeti olduğunu belirtti. DEAŞ bittiğinde ABD'nin Suriye'deki varlığına gerek kalmayacağını söyleyen Trump'a bu konuda her türlü inisiyatifi üstlenme sözü verdim. Bunun ardından da ekiplerimize detayları konuşma talimatı verdim. 

bolton erdoğan erdoğan neden bolton ile görüşmedi